23 Eylül 2009 Çarşamba

İran'da Azerbaycanlı Siyasi Tutukluları Savunma Birliği'nin (ADAPP) Aylık Raporu- Ağustos 2009

İran'da Azerbaycanlılara yönelik sistematik hak ihlalleri Ağustos'ta da devam etmiştir. Azerbaycanlı öğrenci aktivistlere yapılan baskı artmış ve bazı öğrencilerin, yüksek öğrenim görmeleri engellenmiştir. Azerbaycanlıların kültürel toplantılara katılımı engellenmiş, katılımcılardan bazıları gözaltına alınmışlardır. Keyfi tutuklamalar devam etmekte ve tutuklular işkence ve kötü muameleye maruz kalmaktadırlar. Çoğunlukla gözaltı nedeni ve tutuklunun bulunduğu yerle ilgili bilgi verilmemektedir. Aktivistlerin avukatlarıyla ve aileleriyle görüşmelerine izin verilmemektedir. Yetkililer, hapishanelerde sağlık yardımı vermemekte ve tedavi görmek için geçici tahliye izni isteyen tutukluların talepleri reddedilmektedir.

Azerbaycanlı İnsan Hakları Savunucusu Cezaevinde Sağlık Sorunları Yaşıyor

Tahran'ın Evin Hapishanesi’nde 8 yıllık hapis cezasını çekmekte olan Azerbaycanlı gazeteci ve insan hakları savunucusu Said Metinpur, sindirim problemleri, mide kanaması, kalp hastalığı, şiddetli baş ve sırt ağrıları gibi ciddi sağlık sorunları yaşamaktadır. Bu sorunlarına rağmen tedavi görmesine izin verilmemekte ve sağlığı gittikçe kötüleşmektedir.

Said Metinpur, 2007 yılının Mayıs ayında İran'ın kuzeybatısındaki Zenjan şehrinde gözaltına alınarak 278 gün boyunca İstihbarat Bakanlığı merkezinde tecritte tutulduktan sonra 500 bin dolardan çok teminat karşılığında mahkeme tarihine kadar serbest bırakılmıştı. Aktivist, gözaltındaki sağlıksız koşullar ve kötü muamele nedeniyle serbest bırakıldıktan sonra şiddetli sırt ağrıları ve sindirim sorunları yaşamaya başlamıştı. Raporlara göre, İstihbarat Bakanlığı memurları, kendisinden görüntülü olarak kaydedilecek suç itirafları almak için ona işkence etmişlerdir. Bu süreçte avukat tutmasına ve ailesiyle iletişim kurmasına izin verilmemiştir. Yetkililer kendisine yönelik psikolojik baskıyı arttırmak için kardeşi Ali Rıza Metinpur'u da bir süre gözaltına almışlardır. Metinpur'un "yabancılarla iletişim kurmak" (casusluk) ve "sistem aleyhine propaganda yapmak" suçlamalarıyla yargılandığı mahkeme kapalı olarak görülmüş ve işkenceyle alınan 'itiraf'lara dayanılarak verilen sekiz yıl hapis cezası, temyizde de onaylanmıştır.

Aktivistin eşi Atiye Taheri, mahkemeyle ilgili olarak "Eğer mahkeme yetkililerinin, onun suçlu olduğunu gösteren kanıtları varsa neden gözaltında psikolojik ve fiziksel işkencelerle geçen sorgulama sürecinde alınan itiraflarla yargılandı? Eğer kanıt oluşturabilecek belgeler olsaydı onlara dayanılarak yargılanmalıydı" açıklamasında bulunmuştur. Taheri ayrıca tutuklunun sağlık durumunun son derece kötü olduğunu belirtmiştir. Said Metinpur, hapishanenin koşulları oldukça sağlıksız olan genel bölümünde tutulmaktadır. Kendisinin fizyoterapi ve istirahate ihtiyacı olduğu halde, hapishanede sağlık bölümü (klinik) bulunmaması sebebiyle burada tedavi görmesine olanak yoktur.

Tahran Üniversitesi felsefe bölümü mezunu olan Metinpur, internet siteleri ile yerel dergi ve gazetelerde yazdığı makaleleri, Azerbaycanlı siyasi tutukluların durumuyla ilgili haberler yayınlaması ve İran Devleti’nin Azerbaycanlılara yönelik siyasetini açıkça eleştirmesi nedeniyle hükümetin baskılarıyla karşı karşıya kalmıştır. Aktivistin İran'daki Azerbaycanlıların anadil ve kimlik haklarıyla ilgili birçok yazısı yayınlanmıştır.

Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) 12 Temmuz 2009’da ve Gazetecilerin Haklarını Savunma Birliği’nin (Association for the Defense of Journalist Rights ) 13 Temmuz'da yayınladıkları bildirilerle Metinpur'a verilen 8 yıl hapis cezasının uygulanmasını kınamış ve serbest bırakılmasını talep etmişlerdir. Daha önce Uluslararası Af Örgütü, Front Line ve International Pen Kuruluşu da yayınladıkları bildirilerle Metinpur'u vicdan mahpusu (düşünce suçlusu) olarak gördüklerini belirtmiş ve devlet yetkililerine, gazeteciyi koşulsuz olarak serbest bırakmaları çağrısında bulunmuşlardı.

İran'daki Azerbaycanlı Siyasi Tutukluları Savunma Birliği (ADAPP), Said Metinpur'un sağlık durumuyla ilgili ciddi endişelerini belirtmekte ve İran Hükümeti’nin bu konuda doğrudan sorumlu olduğuna inanmaktadır.

Azerbaycanlı Öğrenci Aktivistler Tutuklandı

Azerbaycanlı öğrenci aktivistlere yönelik baskı son yıllarda giderek artmaktadır. Öğrenci yayınları ve derneklerinin büyük bölümü kapatılmıştır. Aktivistlerin birçoğu üniversitelerinden birkaç dönem boyunca uzaklaştırılmış ve hatta atılmışlardır. Bir kısmı ise gözaltına alınarak ucu açık suçlamalarla yargılanmış ve hapis cezası almışlardır. İran devlet yetkilileri ayrıca bazı Azerbaycanlı aktivistlerin yüksek lisans öğrenimi görmelerini engellemektedir.

İsfahan'da Malek Eşter Üniversitesi öğrencisi Mecid Makuyi 18 Ağustos'ta tutuklanarak çarptırıldığı bir yıl hapis cezasını çekmek üzere Tebriz Hapishanesi’ne nakledilmiştir. Aktivist, 2008 yılının yaz aylarında Tebriz Üniversitesi'nde okuyan diğer yedi aktivistle birlikte gözaltına alınarak üç ay boyunca tecritte tutulmuştu. Raporlara göre bu süreçte öğrenciler işkence altında sorgulanmış ve daha sonra kefalet karşılığında mahkeme tarihine kadar serbest bırakılmışlardı. 8 Şubat'ta "AZOH" (Azerbaycan Öğrenci Hareketi) bloğunu yayınlamak, "Milli güvenlik aleyhine faaliyet gösteren yasadışı teşkilatlara üye olmak" ve "sistem aleyhine propaganda yapmak" suçlamalarıyla yargılanan Makuyi bir yıl kesin ve iki yıl ertelemeli hapis cezasına çarptırılmıştı. Bu cezalar Temyiz Mahkemesi tarafından Mayıs ayında onaylanmıştır. Aynı mahkeme tarafından üçer yıl hapis cezasına çarptırılan Azerbaycanlı öğrenciler Feraz Zehtab, Aydın Haceyi ve İhsan Necefi de temmuz ayında tutuklanarak hapishaneye nakledilmişlerdi.

Azerbaycanlı Öğrenci Aktivistler Yüksek Öğrenim Görmekten Men Edildi

İran'da devlet üniversitelerin yüksek lisans sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte, Azerbaycanlı aktivistler Behzad Jeddi, Ebrahim Şahbazi ve Şahram Şoghi giriş sınavlarını kazanmalarına rağmen yüksek lisans eğitimi görmekten men edildiler. İran Bilim, Araştırma ve Teknoloji Bakanlığı bu öğrencilerin yüksek lisans eğitimi almak için 'uygun olmadıklarını' açıkladı. Özel bir üniversite olan Tebriz Azad Üniversitesi de Azerbaycanlı öğrenci aktivist ve "Arman" öğrenci birliğinin siyasi sorumlusu Navid Mohammadi'nın kaydını yapmayı reddetti. Adı geçen öğrencinin bu üniversitenin bilgisayar mühendisliği bölümüne yaptığı başvuru kabul edilmişti.

Geçtiğimiz eğitim-öğretim yılında da İbrahim Raşidi, Emin Sadıki, Samed Paşayi, Mehdi Hajmohammadi ve Nahid Babazade gibi Azerbaycanlı aktivistlerin yüksek lisans eğitimi görmesi engellenmişti.

Azerbaycanlı öğrenci aktivistlere yönelik kısıtlamalar, yüksek lisans eğitimini engellemekle sınırlı değil. Yüksek lisans tezini savunmasına haftalar kala üniversiteden kovulan Vahid Şeyhbağlu, endüstriyel yönetim bölümündeki yüksek lisansının ikinci sömestrinde olan Behnam Torkanpur ve siyasi bilimler yüksek lisansının son döneminde olan Yunes Zareiyun da üniversiteden kovulan ve eğitimleri yarım kalan aktivistlerdendirler. Adı geçen öğrencilerin, İstihbarat Bakanlığı tarafından üniversite yönetimlerine gönderilen mektuplardan sonra kovuldukları rapor edilmiştir.

Gözaltındaki Aktivistlerin Durumu Belirsizliğini Koruyor

Erdebil eyaletinin Meşkinşehr (Hıyav) şehrinde 31 Mayıs'ta gözaltına alınan Azerbaycanlı kültürel aktivist Aydın Zakeri, üç ay geçmesine rağmen hala mahkemeye çıkarılmadan gözaltında tutulmaktadır. Aktiviste yönelik hiçbir suçlama belirtilmemiş olup avukat tutmasına izin verilmemektedir.

Yerel kaynaklar, aktivistin gözaltına alınmasının Meşkinşehr'de Azerbaycanlıların etnik haklarıyla ilgili bildirilerin dağıtılmasıyla ilgili olduğuna inanmaktadırlar. Ancak yasal yetkililer ailesi ve yakınlarına gözaltı nedeniyle ilgili bilgi vermemişlerdir.

Azerbaycanlı tarihçi ve yazar Neği Ahmedi Azer, 4 Nisan'da Tebriz şehrinde gözaltına alınmış olup beş yıl geçmesine rağmen halen Tebriz Hapishanesi'nde gözaltındadır. Ahmedi Azer'in ailesine göre hâkim mahkûmla iletişim kurulmasına izin vermemiş ve bir aydan uzun bir süre boyunca ziyaretlerini yasaklamıştır. Gözaltı nedeniyle ilgili resmi bir bilgi verilmemesiyle birlikte bunun, Ahmedi Azer'in Azerbaycan Cumhuriyeti'ndeki edebiyat toplantılarına katılımıyla ilgili olduğu düşünülmektedir.

Azerbaycan tarih ve edebiyatıyla ilgili çalışmaları olan Ahmedi Azer, birçok kitabı Azerbaycan Türkçesine çevirmiş, İran Devleti tarafından kapatılan "Şems-i Tebriz" haftalık gazetesinin yazarıydı. Azer ayrıca "İran Yazarlar Birliği" üyesi ve "Azerbaycanlı Yazarlar Birliği"nin onur üyesidir.

Azerbaycanlı yazar ve Türkçe öğretmeni Hasan Abdullahi (Ümidoğlu) Tebriz'deki istihbarat memurları tarafından 13 Temmuz'da evinde gözaltına alınmış olup iki ay geçmesine rağmen hala gözaltında tutulmaktadır. Ümidoğlu'nun Azerbaycanlıların dil ve etnik haklarıyla ilgili CDler yayınlayıp dağıtmasıyla ilgili olarak "milli güvenlik aleyhine faaliyet eden toplulukları kurmak ve üye olmak" ile suçlandığı sanılmaktadır.

Teminat Karşılığında Mahkeme Tarihine Kadar Serbest Bırakılan Azerbaycanlı Aktivistler

Azerbaycanlı öğretim görevlisi ve kültürel aktivist Ali Rıza Ferşi, 95 gün boyunca Tebriz Hapishanesi'nde gözaltında tutulduktan sonra 25 Ağustos günü 70 bin dolar teminat karşılığında serbest bırakılmıştır. Ferşi, 22 Mayıs günü Tebriz'de yapılan bir yürüyüş sırasında gözaltına alınmış ve daha sonra kendisini ziyarete giden eşi Sima Didar da bir ay boyunca gözaltında tutulmuştu. Didar daha sonra mahkemeye çıkarılmak üzere 50 bin dolar teminat karşılığında serbest bırakılmıştı. Ali Rıza Ferşi'ye yönelik suçlamalar "etnik milliyetçilik" ve "sistem aleyhine propaganda" olarak belirtilmiş olup, bu suçlamaların kaynakları, aktivistin Azerbaycanlıların etnik haklarıyla ilgili çalışmalarıdır.

21 Temmuz'da evinde gözaltına alınan Azerbaycanlı öğrenci aktivist Cafer Agamohammadi, 29 gün boyunca gözaltında tutulduktan sonra teminat karşılığında serbest bırakılmıştır. Aktivist, Meşkinşehr'de eski İran Cumhurbaşkanı Hatemi'nin Azerbaycanlılara yönelik rencide edici tavrını kınayan bildiriler dağıtılmasından sonra "sistem aleyhine propaganda yapmak" ile suçlanmıştır. Güvenlik memurları aktivisti gözaltına aldıkları sırada evini arayarak kitaplarına, notlarına ve diğer bazı kişisel eşyalarına elkoymuşlardır.

Tebriz'de, 2006 Mayıs'ında devlet gazetesi "İran"da yayınlanan ve Azerbaycanlılara yönelik aşağılayıcı karikatür ve makalenin yayınlanmasının ardından başlayan protestoların yıldönümünde gözaltına alınarak 6 ay hapis cezasına çarptırılan aktivist Babek Hüseyni Mukaddem 28 Ağustos günü serbest bırakıldı. Aktivist "bildiriler yayınlayarak ve halkı yürüyüşlere katılmaya çağırarak bölücülük yapmak ve sistem aleyhine propaganda" ile suçlanmıştı.

Azerbaycanlı Eski Milletvekili ve Bazı Aktivistler Mahkemeye Çağrıldı

Eski Tebriz Milletvekili Ekber Alemi, İran İslam Devrimi Muhafızları Ordusu'nun (SEPAH) suçlamalarına yanıt vermek üzere Tebriz Mahkemesi'ne çağrılmıştır. Devrim Muhafızları'nın şikayetleri, Alemi'nin milletvekili olduğu dönemde ordu ve polisin Tebriz'de, Azerbaycanlılara yönelik hakaret içerikli karikatürün protestolarında halka karşı orantısız güç kullanımıyla ilgili verdiği gensoru önergesini de içermiştir. Protestolarda onlarca insan öldürülmüş ve yüzlercesi gözaltına alınmıştı. Alemi, ayrıca meclisteki konuşmalarından birinde kutsal inançları aşağılamaktan, İçişleri Bakanlığına verdiği gensoru önergesinden ve bir devlet yetkilisinin akrabaları tarafından 18 yaşında bir kıza tecavüz edilmesiyle ilgili başlattığı soruşturma nedeniyle sorgulanmıştır.

İran Anayasası’na göre her milletvekilinin, mecliste düşüncelerini açıkça dile getirme hakkı vardır ve oyları ya da konuşmaları nedeniyle sorgulanmamalıdırlar. Son yıllarda İran'daki Azerbaycanlılar, eğitim yılının başlamasına bir ay kala Azerbaycan Türkçesi’nde eğitim yasağına karşı protestolarını arttırmaktadırlar. Protestolar, çoğunlukla Azerbaycanlı nüfusun yoğun olduğu şehirlerde, duvar yazıları ve anadilde eğitim hakkıyla ilgili makalelerin yayınlanması olarak devam etmektedir. Bu yıl, Batı Azerbaycan eyaletinin Sulduz (Nagada) şehrinin duvarlarında "Öz Dilinde Medrese Olmalıdır Herkese" (Az.: Anadilinde Okul Herkesin Hakkıdır) sloganlarının yazılmasının ardından Azerbaycanlı aktivistler Hüseyin Esedi, Ali Mirzayi ve Behnam Abdi, şehrin İstihbarat Bakanlığı bürosuna çağrılmışlardır.

Azerbaycanlıların Kültürel Toplantılarına Yönelik Baskılar Devam Ediyor

Babek Kalesi'nde düzenlenen bir törende güvenlik memurları katılımcılara saldırarak orantısız güç kullanıp, aralarında Mustafa Kasımi, Mir Musa Ziya Zargar ve Resul İrani'nin bulunduğu katılımcıları gözaltına almıştır. Adı geçen kişiler 5 gün boyunca gözaltında tutulduktan sonra serbest bırakılmışlardır. Suçlamaları "yasadışı toplantı düzenlemek", "sistem aleyhine propaganda", "kamu düzenini bozmak" ve "haram davranış ve eylemde bulunmak" (Azerbaycan dans ve folkloru) ile suçlanmışlardır. İran'ın kuzeybatısındaki Keleyber kasabası yakınındaki Babek Kalesi, 9. yüzyılda yaşayan Azerbaycan milli kahramanı Babek Hürremi'nin her yıl kültürel toplantılarla anıldığı yerdir.